Bir aciz su damlası, bu âleme savruldum,
Güneş vurdu, buhar oldum, yağmur oldum, duruldum.
Binbir şekle büründüm, ama hep bir telaşta,
Anladım ki aslım Derya, kalmışım ayrı başta.
Ya Rab, ben bir damlayım, Sen o sonsuz Derya’sın,
Damla Sensiz yok olur, Sen damlanın Rüyasısın.
Al bu “ben”lik hissini, yok eyle varlığında,
Damla, derya olsun, Senin otağında.
“Ben” dedim, “ben”lik güttüm, ayrı bir can sandım,
Senden ayrı kalınca, her an ateşle yandım.
Damla nasıl övünsün, “ben varım” nasıl desin?
Derya çekip alınca, kalır mı okyanusun?
Ya Rab, ben bir damlayım, Sen o sonsuz Derya’sın,
Damla Sensiz yok olur, Sen damlanın Rüyasısın.
Al bu “ben”lik hissini, yok eyle varlığında,
Damla, derya olsun, Senin otağında.
Damlanın tek muradı, vuslata ermek imiş,
Deryaya kavuşunca, “ben”lik o an bitermiş.
Ayrılık biter o dem, ne damla kalır ne “ben”,
Sadece “Sen” kalırsın, ey Derya-yı Muazzam.
Ya Rab, ben bir damlayım, Sen o sonsuz Derya’sın,
Damla Sensiz yok olur, Sen damlanın Rüyasısın.
Al bu “ben”lik hissini, yok eyle varlığında,
Damla, derya olsun, Senin otağında.

0 Yorum