Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte.
Nazım Hikmet Sözlerinde, şiirlerinde, dizelerinde sadece aşk yok. Emperyalizme karşı mücadele, özgürlük ve eşitlik de var.
Biz başka severdik. O yüzden başka sevemedik.
İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin. Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için.
Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda yetişir.
20 Haziran 1951’de baskılara dayanamayıp kaçmış. 3 Haziran 1963 sabahı, Nâzım Hikmet bir kalp krizi sonucu Moskova’daki evinde ölmüş. Son 12 sene memleket özlemi ile yanıp tutuşmuş.
Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu.
Nazım Hikmet 4 evlilik yapmış. Ama evli olmadığı başka kadınlarla da yaşamış. En büyük aşkı Piraye‘ye yazdığı şiirleri ceza evindeyken kaleme almış. Hayatının son dönemlerindeki 1960 yılında Vera Tulyakova ile evlenir.
Sende uzaklığı; sende ben, imkansızlığı seviyorum.
Pişman değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.
Umuda bin kurşun sıksa da ölüm, unutma! Umuda kurşun işlemez gülüm.
Yolunu beklerken daha dün gece, kaçıyorum bugün senden gizlice. Kalbime baktım da işte iyice; anladım ki sen de herkes gibisin!

0 Yorum